GAZİANTEP

ALMAN KÜLTÜRÜ VE HALK FOLKLOR'Ü

Alman Kültürü denince ilk akla gelen disiplin, kanun koyma, çalışkanlık, titizlik, düzen, dikkatli olma gibi özellikler başta gelir. Almanların bu tutumları ülkenin hem ekonomik hem kültürel açıdan gelişmesine katkı sağlar. Yasalar onlar için kutsal sayılır, trafik kurallarına çok dikkat ederler.

DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ

AB’NİN KÜLTÜR POLİTİKASI VE AVRUPA ORTAK KÜLTÜREL MİRASI’NIN KORUNMASI

AB’nin kurucu antlaşması olan Roma Antlaşması’nın önsözünde vurgulandığı gibi AB’nin ve onun oluşturduğu politikaların ruhunu “Avrupa halkları arasında daha yakın bir birlik” oluşturmaktadır (European Commission, 2001: 1). AB’nin kültür politikası ise bu noktadaki en temel yaklaşımı sergilemektedir. 1 Kasım 1993 tarihli Maastricht Antlaşması ise AB’nin ekonomik birlik anlayışına kültürel, sosyal ve siyasal boyutlar ekleyerek ‘Birlik’ kavramını getirmiştir. Ayrıca, Avrupa Vatandaşlığı (Yurttaşlığı) kavramı da bu antlaşma ile hukuken geçerlilik kazanmıştır

DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ

KÜLTÜREL MİRASIN GELECEK KUŞAKLARA AKTARILMASI

Kültürel miras, bir toplumun genel belleği olmasının yanında; bir kültürün varlığını sürdürebilmesi ve özelliklerini gelecek kuşaklara aktarabilmesi açısından önemli bir kavramdır. Küreselleşme ile birlikte, yerele özgü olan ve özgünlüğünden çok şey kaybetmemiş kültür unsurlarının da korunması ve ortaya çıkarılması mühim hale gelmeye başlamıştır.

DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ

KÜLTÜR DEĞER VE TUTUMLARIMIZI ŞEKİLLENDİRİR

Kültür bir toplumda yaşayan insanların değer ve tutumlarını şekillendirir. Bu bağlamda her toplumda yaşayan insanların farklı düşünce ve davranış tarzları geliştirmesi, kültürün de farklılaşmasına neden olur. Yeme içme, giyim, düşünce, selamlaşma, kutlama, eşitlik, ahlak gibi pek çok kültür öğesi toplumdan topluma farklılaşır.

DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ

SOMUT OLMAYAN KÜLTÜREL MİRAS

Somut olmayan kültürel miras; toplulukların, grupların, kimi durumlarda bireylerin kültürel miraslarının bir parçası olarak tanımladıkları, uygulamaları, temsilleri, anlatımları, bilgileri ve becerileri ile bunlarla ilgili araç gereç ve kültürel mekânlarında içinde bulunduğu unsurlar şeklinde tanımlanabilir.

DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ

GASTRONOMİ

Gaziantep ilk insanların yaşadığı yaklaşık 6000 yıla yakın bir geçmişe sahiptir. Neolitik devirde (Cilalı Taş Devri) başlamıştır. Hitit, Med, Pers, Asur, Roma, Bizans, Arap ve en son Türk medeniyetlerinin yaşamış olduğu bir kenttir.

DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ

TÜRK HALK KÜLTÜRÜ

Türkiye’de sözlü anlatım biçimleri üzerindeki ilk incelemeler, sözlü halk edebiyatı unsurlarının derlenmesi ve yazıya aktarılması biçiminde başladı. Özellikle Hamit Zübeyir Koşay, Pertev Naili Boratav, Eflâtun Cem Güney, Ahmet Caferoğlu, Ali Rıza Yalgın gibi araştırmacıların sözlü gelenek derlemeleri, 1940’lardan itibaren yayımlanmaya başladı ve zengin Türk halk kültürünün kanıtları olarak kayda geçti.

DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ

GELENEKSEL GAZİANTEP EL SANATLARI

El Sanatları insanoğlu var olduğundan beri tabiat şartlarına bağlı olarak ortaya çıkmış olup, insanların ihtiyaçlarını karşılamak, örtünmek ve korunmak amacı ile ilk örneklerini vermiştir. Daha sonra gelişerek çevre şartlarına göre değişimler gösteren el sanatları, ortaya çıktığı toplumun duygularını, sanatsal beğenilerini ve kültürel özelliklerini yansıtır hale gelerek "geleneksel" vasfı kazanmıştır.

DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ

TÜRK MASAL ARAŞTIRMALARINDA İGNÁC KÚNOS

Türk halkbilimi alanında Anadolu ve Balkanlarda derleme çalışmalarının öncülerinden biri olan Macar Türkolog İgnác Kúnos’tur. O, 19. yüzyılın son yirmi yılında başta İstanbul, adım adım Anadolu’yu dolaşmış, bugün değişik ülkelerin sınırları içerisinde yer alan ancak geçmişte Türk halkının yaşadığı Balkan coğrafyasında saha çalışması yapmıştır

DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ

GEÇMİŞİN MASAL ANLATICISI GÜNÜMÜZÜN BEYAZPERDE OTAĞINDA

Masal, bilinmeyen zamanda ve mekânda geçen, kahramanları olağanüstü vasıflara sahip, aynı zamanda özel bir anlatıcısının olduğu türdür. Bu türün anlatıcısı tarafından yeniden inşası söz konusudur.

DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ

HATAY"DA MASAL ANLATICILIĞININ GELENEKSELDEN MODERNE EVRİLMESİ

Bir topluma ait değerlerin diğer kuşaklara aktarımında edebi türler en büyük taşıyıcılar olmuşlardır. Kuşaktan kuşağa aktarımı sağlayanlar da anlatıcılardır. Masal türü kendine özgü bağlamı içerisinde değerlendirildiğinde en temel unsurunun anlatıcı olduğu görülür

DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ

KIBRISLI TÜRKLERDE MASAL ANLATICILIĞI

Masallar, Kıbrıs Türk kültürü içerisinde yüzyıllar boyunca, toplumu birleştiren, kültürel değerleri aktaran, sorunlara çözüm bulan, anlatıcı-dinleyici arasında özel bir bağ oluşturan, eğlendiren, kötülüklerden koruyan, uyutan birçok işleve sahip olmuştur.

DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ

MASALLARDA GEÇİŞ SİMGESİ OLARAK DAĞ

Bu çalışmada insanlık için önemli bir doğa unsuru olarak dağa yüklenen evrensel anlamlar bağlamında dağın analitik psikolojide simge olarak temsili hakkında değerlendirilme yapılacaktır.  

DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ

GAZİANTEP MASALLARINDA MİTOLOJİK DİKEY DÜNYA MODELİNİN MEKANA YANSIMASI

Biz bu çalışmamızda ontolojik olarak yaklaştığımız masal mekanına    mitolojik dikey  katman ve bu mitolojik katmanda da yer-su ruhları ve yeraltına açılan kapı üzerinde duracağız.

DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ

YALVAÇ MASALLARININ İLETİLERİ

Yalvaç Masallarının İletileri isimli bu çalışma Giriş, İşlevsel halkbilimi kuramı, Masalların İletileri, Yalvaç ve Yalvaç masalları, Yalvaç masallarının iletileri, Yalvaç masallarındaki en çok verilen ortak iletilerin değerlendirilmesi, Yalvaç masallarının ana fikirleri ve Sonuç bölümlerinden oluşmaktadır.

DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ